TİROİD KANSERİ TEDAVİSİ VE TAKİBİ
Papiller tiroid kanseri ve
folliküler tiroid kanseri; tedavisi doğru ve eksiksiz yapılmak
şartı ile %100’e yakın oranda “tedavi edilebilen” kanserlerdir.
Medüller tiroid kanseri daha karmaşık ve daha ileri tedavi
yapmak koşulu ile tedavi şansı son yıllarda çok artmış bir kanser
türü iken anaplastik kanserde tedavi etkinliği özellikle gecikmiş
vakalarda düşüktür.
TİROİD KANSERİ TEDAVİ
SEÇENEKLERİ VE STRATEJİSİ NEDİR?
Her tiroid kanserinde ameliyat ile
tiroid bezesinin tümünün eksiksiz olarak çıkarılması
zorunludur. Kanserin çeşidine göre değişmek üzere ameliyat
sonrasında yapılacak tedaviler ile kanser tedavisi tamamlanır. Ancak
hasta ömür boyunca takip edilir.
TİROİD KANSERİNDE
AMELİYAT
Tiroid nodülü ameliyatlarından önce
İİAB yapılması ve bunun sonucunda kanser olduğunun belirlenmesi
hastaya en uygun koşullarda ameliyat yapılması imkanı verir. Ayrıca,
kanser şüphesi yüksek hastalarda ameliyat sırasında hızlı
mikroskopik inceleme (frozen) yapılması uygun olur. Ameliyat
sırasında hızlı mikroskopik inceleme ile hastada kanser olup
olmadığı ortaya konulduktan sonra ameliyatın genişletilip tiroid
bezesinin tümünün çıkarılması en uygun cerrahi stratejidir.
Kanser ameliyatlarında, tiroidin çevresindeki lenf düğümleri
de alınmalı ve mikroskopik olarak kanserin bu düğümlere sıçrayıp
sıçramadığı ortaya konmalıdır.
Ameliyat sonrasında kanser olduğu
anlaşılan ve tiroid bezesinin bir kısmı çıkarılmadan bırakılmış
hastalarda; kanserin boyutuna bakılmaksızın ikinci bir ameliyatla
tiroid bezesinin geriye kalan bölümü de tümüyle çıkarılmalıdır.
Aksi halde daha sonra yapılacak tedavi de eksik kalır ve etkili
olamaz.
AMELİYAT SONRASI
TEDAVİLER
Papiller Kanser
ve Folliküler Kanser’de Ameliyat Sonrasında Tedavi:
Hastada tiroid bezesi tümüyle
çıkarıldıktan sonra özel olarak kurşun ile zırhlanmış bir
hastane odasında hastalara yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulanır.
Böylece ameliyat öncesinde, ameliyat sırasında ve ameliyat
sonrasında tiroid bölgesinde kalan ve vücudun başka yerlerine
dağılmış olan “kanser hücrelerinin” ortadan kaldırılması amaçlanır.
Eğer tiroid kanseri başka bir yere gitmiş ve orada “yayılma”
yapmışsa bu durumda daha da yüksek doz radyoaktif iyot-131
uygulamaktan ibarettir. Hastaların ameliyat sonrasında
radyoaktif iyot-131 tedavisi öncesinde tüm vücudunu taramak ve
takiben yüksek doz tedavi verdikten sonra tüm vücudu bir kez daha
taramak daha kesin sonuçlar vermektedir. Tedavi dozu 150
mci'nin altında olmamalıdır.Gereken vakalarda aradan 6 ay geçtikten
sonra tekrar yüksek doz iyot-131 verilebilir. Verilecek toplam dozun
sınırı genellikle toplam 2000 mCi civarındadır. Ancak, vücudunun her
yerine kanser yayılmış ve hayatı tehlikeye girmiş bir hastada bu
sınır aşılabilir.
Medüller Kanserde
Ameliyat Sonrası Tedavi:
Bu kanser türünün de bir kaç alt grubu
olmakla birlikte tedavi stratejisinde ameliyat sonrasında yine
radyoaktif iyot-131 ile işaretli yüksek doz MIBG
kullanılmaktadır. Burada en önemli husus, hastada tiroid dışındaki
bölgelerden salgılanan diğer hormon ve hormon benzeri maddelerin de
tedavi planı içine dahil edilmesidir.
Anaplastik
Kanserde Ameliyat Sonrası Tedavi:
Bu hastalarda hastanın durmuna ve
teşhis edilme evresine göre, ameliyat sonrasında radyoterapi ve
kemoterapi seçenekleri dikkate alınır.
TİROİD KANSERİNDE
TEDAVİ SONRASI TAKİP
Tedavi sonrasında hastaların TSH
düzeyleri hızla düşürülmelidir. Unutmamak lazım ki yüksek TSH
kanserin yeniden gelişmesine ve yayılmasına teşvik unsuru
oluşturur. Bu amaçla tiroksin hormonu kullanılır. Belli aralıklarla
tüm vücut iyot-131 tarama yapmak ve kanda tiroglobulin
düzeyini ölçmek en temel takip yöntemleridir.
HANGİ SIKLIKLA TÜM VÜCUT TARAMA
YAPILMALIDIR?
Papiller ve Folliküler kanserde TSH
düzeyini yükselterek iyot-131 ile tarama artık eskisi kadar sık
yapılmamalıdır. Eskiden 6 ay gibi kısa aralıklarla daha sık yapılan
bu tarama yöntemi artık yerini tek tiroglobulin ile takibe
bırakmıştır. Çünkü yapılan araştırmalarda yalnız iyot-131 tüm vücut
tarama ile tek başına tiroglobulin ölçümleri yaparak takip etmek
arasında bilimsel istatistiki bir fark olmadığı ortaya çıkmıştır. En
ideali hem iyot-131 tüm vücut tarama yapmak hem de aynı zamanda
tiroglobulin ölçmektir; ama bu durumda da hastanın TSH düzeyini sık
sık yükseltme ve hastayı gereksiz riske sokma durumu söz konusu
olabilir. Medüller
kanserde takipte iyot-131 MIBG sintigrafisi tek tercih edilecek
yöntemdir. Anaplastik kanserde ise takip amaçlı tüm vücut kemik
sintigrafisi kullanılır.
LENF BEZELERİNE
YAYILMIŞ PAPİLLER TİROİD KANSERİNDE NE YAPILMALIDIR?
Bazı merkezlerde papiller kanser olduğu
İİAB ile veya ameliyat sırasında saptanan hastalara tiroid ameliyatı
sırasında veya sonrasında bir de boyun ameliyatı yapılarak tek
taraflı veya çift taraflı lenf bezeleri de “temzilenmektedir”.
Lenf bezelerine yayılmış papiller kanserlerde bu uygulama artık
giderek terk edilmekte; lenf bezelerine yayılmış papiller
kanserlerde bile tiroidin tümüyle çıkarılmasından sonra yüksek doz
iyot-131 tedavisi uygulaması yapılmaktadır. Çünkü papiller
kanserlerin çoğunluğu iyot-131’i çok yüksek oranda tutmaktadır.
ESKİDEN TARTIŞILAN
GÖRÜŞ
Uzun yıllar süren tartışmalarda
papiller ve folliküler tiroid kanserlerinin ameliyatında tiroidin
ancak bir kısmını almak, “bir parçasını bırakarak bunun hastaya
gerekli tiroid hormonu salgılamasını” beklemek savunuldu.
Ayrıca, bu hastalara yüksek doz iyot-131 tedavisi de uygulanması
sozunlu olmadığı söylendi.
YENİ ANLAYIŞ
Bu yaklaşımın
yanlış olduğu, kanserin türüne bakılmaksızın tiroid bezesinin
tümüyle çıkarılması, papiller ve folliküler kanserde kanser boyutu
ne olursa olsun muhakkak yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulanması
gerektiği “tecrübelerle” anlaşılmıştır.
TİROİD KANSER
AMELİYATINDA TİROİD BEZESİ TÜMDEN ÇIKARILMAK ZORUNDA MIDIR?
Evet. Gerekirse ikinci ameliyat
muhakkak yapılmalıdır. Kanserin boyutu ne olursa olsun tiroid bezesi
tümden çıkarılmalıdır. Aksi halde daha sonra uygulanacak tedaviler
etkili olmaz. Ülkemizde yaygın olarak tercih edildiği şekliyle, ilk
ameliyatla tiroid bezesinin çoğunu çıkarıp geriye kalan bölümünü
düşük doz radyoaktif iyot -131 ile yakmak ikinci ameliyat kadar
etkili bir seçenek sunmaz.
TİROİD KANSERİ TAM
OLARAK TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?
Her ne kadar
tiroid kanseri yukarıda açıklanan yöntemlerle “tedavi edilebilir”
kanserlerden olsa da tedavi edilmezse aynı diğer kanserler gibi
yayılır ve olumsuz neticeler ortaya çıkar.
|